14 Eylül 2007 Cuma

Çağla rüzgar gibi

Çağla rüzgar gibi




Çağla rüzgar gibi Türkiye Windsurf Şampiyonası'nın 3'ncü ayağında Türkiye ikinci güzeli manken Çağla Kubat 'bayanlar kategorisi'nde birinci oldu.

Türkiye Windsurf Şampiyonası'nın 3'ncü ayağında Miss Turkey 2002 Türkiye ikinci güzeli manken Çağla Kubat 'bayanlar kategorisi'nde birinci oldu. Türkiye Yelken Federasyonu ve Mimar Sinan Belediyesi tarafından düzenlenen şampiyonada milli sörfçü Kubat, oldukça çekişmeli geçen yarışmada rakiplerini geride bırakarak birinciliği kimseye kaptırmadı. Yarışmaların 'erkekler kategorisi'nde Bora Kozanoğlu, 'masterler kategorisi'nde Ekin Bilem, 'gençler'de Sina Can Kural ve 'minikler'de Dilara Uralp kürsüye birinci olarak çıktı. Türkiye Yelken Federasyonu organizasyonu olan yarışlar, Mimarsinan Belediyesi ve Mimar Sinan Rüzgar Sörfü Kulübü desteğiyle gerçekleştirildi. Yedi kilometrelik sahil şeridi ve windsurf için ideal rüzgarıyla Marmara Bölgesi'nin en iyi surf merkezlerinden biri konumunda olan Mimarsinan Beldesi, deniz ve deniz sporları için önde gelen sahillerden biri olmayı hedefliyor.

09 Eylül 2007 Pazar

Kuzey Rüzgarı 2. Bölüm Fragmanı

18 Ağustos 2007 Cumartesi

Çağla Kubat




Çağla Kubat (d. 16 Kasım 1978, İzmir), Türk manken/fotomodel, oyuncu ve rüzgar sörfçüsü. Çağla Sağır Oda adlı televizyon dizindeki baş karakterini canlandırdı.

1997 yılında İtalyan Lisesi'nden birincilikle mezun oldu. ÖSYM sınavında ilk 500'e girerek İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümüne kaydoldu. 2001 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Miss Universe dünya güzellik yarışmasına Türkiye güzeli olarak katıldı ve ikinci oldu. Aynı zamanda, 2003 yılında Çeşme'de düzenlenmiş olan IFCA Avrupa Slalom Şampiyonası'nı kazanmış şampiyon bir sörfçüdür. Olimpiyatlarda sörf dalında Türkiye'yi temsil etmeyi planlamaktadır.

Sörfün yanısıra snowboarding, wakeboarding, rollerblading, binicilik ve dalgıçlık yapmakta, tenis oynamaktadır. Türkçenin yanısıra iyi derecede İngilizce ve İtalyanca bilmektedir.

16 Ağustos 2007 Perşembe

Ebru Kocaaga Resimleri





Ebru Kocaaga

Ebru Kocaağa Biyografisi

Ebru Kocaağa
Gerçek Adı : Ebru Kocaağa
Doğum Tarihi : 1982
Doğum Yeri : Türkiye Dışı
Eğitimi : Belirtilmemiş

Oktay Kaynarca Roportaji


Hakkımda özür yazısı yazmak zorunda kaldılar




Kurtlar Vadisi'nin ağır abisi Oktay Kaynarca yeni dizisi 'Kuzey Rüzgarı'nda, sıradan bir insanı canlandırıyor. Kaynarca, oynadığı bir rolün onu ne gibi zorluklar içine soktuğunu ve uğradığı haksızlıkları anlattı..

* Kurtlar Vadisi'nden sonra yine hemen herkes size mafya ya da 'ağır abi' rollerini yakıştırdı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Kurtlar Vadisi'nden sonra sadece bir kere ağır abi rolü oynadım,
* kadar. Genelde başka işlerde yer aldım ve başka işlerde yer almak da istedim. Mesela bir dizide babayı, bir filmde de askeri oynadım. Yani farklı rollerle çıktım seyircinin karşısına.
* Bu şekilde tanınmak hoşunuza gitmiyor mu? Bir rolün bir oyuncunun üzerine yapışması hiç kimsenin hoşuna gitmez. Çünkü bu sizi tek tip oyunculuğa götürür, ki bu da oyuncu için hiç iyi olmaz.
* Bundan önce rol aldığınız filmlerde ve dizilerde daha romantik ve duygusal karakterleri canlandırmıştınız. Farklı karakterleri canlandırmaktan hoşlanıyor musunuz? Zaten bence oyunculuk budur. Ama bu konularda haksız eleştirilere maruz kalabiliyorsunuz. Sanki hep tek tip oyunculuk yapmış gibi görünüyorsunuz. Oysa ki geçmişe baksalar çok farklı rollerde oynadığımı görürler. Ne yazık ki her zaman en son yaptığınız iş akılda kalıyor.
* Rollerinizi neye göre seçiyorsunuz? Ben senaryoya ve girişe bakıyorum. Senaryonun beni tatmin etmesi gerekiyor. Ayrıca oynayacağım karakterin ne kadar sağlam ve gerçeğe yakın olduğu da önemlidir. 'Ben şu rolü oynarım, bu rolü oynamam' demek, bir oyuncunun kurabileceği en yanlış cümledir. Beni zorlayacak roller benim çok hoşuma gider.

AKTÖR HER ROLÜ OYNAYABİLMELİ

* Genelde oynadığınız karakterlerde babacan ve cesur bir tavır sergiliyorsunuz. Gerçek yaşamınızda da böyle misiniz? Bilemiyorum. Hiç bir zaman dizilerde yaşadığım gibi tehlikeler yaşamadım ama haksızlığa uğrasam yine böyle tepkiler verebilirim.
* Bu rolleri oynadıktan sonra ezik bir adamı ya da bir eşcinseli, çöpçüyü de oynar mısınız diye merak ediyorum... Bunların hepsinin bir öyküsü vardır. Senaryo öyle bir yere gelir ki her şeyi oynayabilirsiniz. Çünkü inandırıcı ve sağlam bir senaryo olursa, okuduğunuzda 'ben bu rolü oynamalıyım' dersiniz. Bir aktör her türlü rolü oynayabilir bence, en azından oynayabilmelidir.
* Tiyatro kökenlisiniz ama bir süredir genellikle dizilerde oynuyorsunuz. 'Tiyatrocu sadece tiyatroda oynamalı' gibi polemikler yaşanıyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Bence bu çok saçma bir şey. Oyuncu, oyuncudur istediği her yerde oynar.
* Kadir İnanır gibi bir oyuncuyla aynı dizide rol almak nasıl bir duygu? Çocukluğumuzda, Kadir İnanır filmi olduğunda koşa koşa sinemaya giderdik. Şimdi Kadir İnanır'la karşılıklı başrol oynamak benim için çok büyük bir onur. Kendisi emeğiyle sinemanın vazgeçilmezlerinden biri haline gelmiştir.
* Rol arkadaşlarınızın eğitimi önemli mi? Tiyatroculuktan mezun olmayan ama kendini çok iyi geliştirebilen insanlar da var bence. Ama okullu olmak her zaman avantajdır. n Sizce bir aktörün, iyi bir oyuncu olmasının dışında fiziğinin de iyi olması gerekli mi? Bence bu büyük bir avantaj. Sonuçta kamera güzel şeyler görmek ister. Mesela Al Pacino için 'çok güzel bir adam' diyemeyiz ama nerede bir filmini görsek kaçırmadan izleriz. Hatta başka seçeneklerimiz olsa bile onun filmini izleriz.
* Kendinizi bu konuda nasıl değerlendiriyorsunuz?
*
değerlendirmeyi yapmak bana düşmez. Ama hiç kimse kendini çirkin bulmaz.
* Kameralar önünde olmak sevgilinizle ilişkinizi etkiliyor mu? Bence etkilemiyor. Aynı dünyanın insanlarıyız, aynı tepkileri veriyoruz, aynı havayı soluyoruz. Bu nedenle hayatımı zorlayan bir şey değil bu. Zaten beni tanıyan, hayatımda olan insanlar benim bu işi yaptığımı, bu işle var olduğumu ve hep bu işi yapacağımı bilir.

ALBÜMÜM HERKESTEN ÇOK SATTI
* Romantik bir insan mısınız? Çok romantik biri değilimdir. Fazla gerçekçiyimdir. Bu gerçekliğin içerisinde bir romantizm yaşamayı tercih ederim. 'Romantik olayım' diye romantik bir insan olamam.
* Sizce sevgiliniz sizde ne buluyor? Bunun cevabını sadece
* verebilir.
* Türkü albümü çıkarmıştınız. Tekrar bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz?
*
çok başka bir iş, onun için başka türlü bir yola çıkmak lazım. Albüm tanıtımı, gösterdiğiniz performans, televizyon programlarına konuk olma zorunluluğu... Özellikle şarkıcı kimliğiyle var olan insanların çıktığı yola ben çıkamam. Aslında benim albümüm piyasadaki diğer insanların albümlerinin 4 ya da 5 katı fazla satmıştı. Ama ben bu işten tövbe ettim, çünkü verdiğimiz emeğin karşılığını alamadık.
* Oynadığınız rollerin etkisinde kalıyor musunuz? Hayır, kesinlikle böyle bir şey olmuyor. Bir rolün etkisi altında kalmak hastalıktır, etki altında kalıyorsanız tedavi görmeniz gerekir. Ben, Kurtlar Vadisi zamanında birçok haksızlığa uğradım. Mesela birisi arabasını park edemeyip, çevredeki değnekçilerle kavga ettiği zaman bile bizi suçladılar. Bizim yüzümüzden bu tip insanların ortaya çıktığını söylediler. Hatta kendimizi, canlandırdığımız karakter zannettiğimizi bile iddia ettiler. Sanki daha önce çok farklı bir hayat yaşıyorduk da bu dizi bizi değiştirdi. Bunları yazanların hepsi, sonradan yaptığım diğer işleri seyredip özür yazısı yazmak zorunda kaldı ama...
* Tuhaf olaylar da yaşamışsınızdır herhalde... İnsanlar hâlâ beni önceden oynadığım rollere göre değerlendiriyorlar. Mesela telefon sapıklarıyla çok uğraşıyoruz. Senede 3-4 defa telefon numaramı değiştirmek zorunda kalıyorum.

Normal Bir İnsanı Oynuyorum


Yeni diziniz Kuzey Rüzgarı'ndaki rolünüzden bahseder misiniz? Aslında nasıl bir rol dendiğinde tüm hikayeyi anlatmam gerekir. O yüzden nasıl bir karakteri canlandırdığımı anlatmalıyım: Eski delikanlılık raconlarıyla büyütülmüş. Ama bu raconları çok iyi bilmesine rağmen ortalıkta kabadayı tavırlarıyla gezmiyor. Cesur ve gözü pek bir işadamı. Babasının izinden giden bir insan diyebilirim.

* Bu rolünüzde de maço ya da ağır abi diye adlandırdığımız bir tavır var mı? Senaryonun başlangıcında yok. Bu karakter etrafımızda gördüğümüz insanlardan farksız. Normal, Türk standartlarına göre yaşayan ve buna göre tepki veren bir insan.

* Siz kendinize hangi rolleri daha çok yakıştırıyorsunuz? Ben her senaryoda kendimi bulabilirim. Her role kendimden bir şeyler katabilirim. Önemli olan gerçeğe yakın olması.

14 Ağustos 2007 Salı

Kadir inanır roportaji




Yeşilçam'ın en sert bakışlı oyuncusu Kadir İnanır, uzun aradan sonra "Kuzey Rüzgarı" adlı diziyle ekranlara döndü.


Yeşilçam’ın en sert bakışlı, en kabadayı ismi Kadir İnanır, uzun aradan sonra "Kuzey Rüzgarı" adlı diziyle ekranlarda. Sevenlerinden gelen istek üzerine yine bir kabadayıyı canlandırdığını söyleyen usta oyuncu, "Sokakta kimi görsem, bu tarz bir film yapmamı istedi. Sonunda ’Hadi bakalım, yapalım’ deyip işe giriştim" diyor.

Uzun bir aradan sonra "Kuzey Rüzgarı" dizisiyle ekrana döndünüz. Projeden biraz söz eder misiniz?

- Dümdüz bir hikaye ele alırsınız; mesela bir adamla bir kızın aşkı... Konu onların çevresinde akar gider. Ama bu dizi öyle değil. Büyük sahnelere gebe ve sözünü ettiğim o sahnelerin birtakım teknik zorlukları var. Dizi kalitesi Türkiye’de çok üst çizgilere tırmandı. Artık bunun altına düşülemez. Düştüğünüz zaman da izleyicide bir burukluk olur. İşte biz o çizgiyi zorlamaya çalışıyoruz. Estetik ve görsel yanı çok konuşulacak, bundan eminim.

n "Kuzey Rüzgarı" son dönemde çekilen töre ve aşiret dizilerinden de çok farklı...

- Bence sözünü ettiğiniz o diziler, bir akımdır. Dünyada da görülür bunun örneği... Belli bir dönem belli türde projeler arka arkaya gelir. Sonra modası geçer. Biz ise bildiğimiz hikayeleri farklı bir gözle, farklı bir estetikle anlatabilme kaygısı taşıyoruz. Deneyimli bir yönetmenle çalışıyoruz. Kendisi prodüksiyonda hiçbir şeyi esirgemeyeceğini söyledi.

n Gelelim canlandırdığınız kabadayı karakterine...

- Yarattığım karakter zaten bana hiç yabancı değil. Ben bu karakterin benzerlerini sinemada birçok kez canlandırdım. Dolayısıyla dizide anlatılan dünyayı, bu dünyanın insanlarını, mahallenin ya da şehrin kabadayılarını çok iyi bilirim. Haksızlıklara başkaldıran, herkesin sığındığı, sözünün saygıyla karşılanıp uygulandığı karakterlerdir bunlar... Tanrının gönderdiği bir misyon üstlenmiş gibidirler...

n Teklife "evet" deme nedeniniz neydi? Senaryo mu çok hoşunuza gitti yoksa "kabadayı"yı oynamayı mı özlediniz?

- Böyle bir projede geniş bir kadro çalışır, büyük bir prodüksiyon söz konusudur. Dolayısıyla güvenilir bir ekip olması çok önemlidir. "Kuzey Rüzgarı"nda ben hem ekibe hem de senaryoya inandım. Ayrıca bana yeniden böyle bir karakteri canlandırmam için çok talep geldi. Sokakta kimi görsem, bu tarz bir film yapmamı istedi. Gelen e-mail’ler de o yöndeydi. Sonunda "Hadi bakalım, yapalım" dedim. Üstün bir gayretle çalışıyoruz. Görevimizi yapıp, sunacağız. Takdir halkın, izleyenin... Büyük emek harcıyoruz, Allah utandırmasın.

n Kadir İnanır hayranları bu diziyi izlerken şaşırmayacak, karakterinizi yadırgamayacak yani...

- Çok şaşıracaklarını sanmıyorum. Umarım severler ve herkes emeğinin karşılığını alır.